xHaber – Haber Blogu

Son Dakika Haberleri

‘Sağlık’ Kategorisi için Arşiv

Sağlık Adına son gelişmeler, faydalı bilgiler bu bölümde..

Erkeklerde damar tıkanıklığı artıyor

Yazan: xhaber Ağustos 18, 2008

SELÇUK Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Gök, Türkiye’de ortalama yaşam süresinin 65-70, gelişmiş ülkelerde ise 83-85 yıl olduğunu söyledi. Gelişmiş ülkelere göre Türkiye’de kalp damar hastalığının 15 yıl daha erken ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gök, şunları söyledi: “Kalp damar hastalıkları batı toplumunda 50 ile 60, Türkiye’de ise genellikle 30 ile 40 yaşları arasında görülüyor. Türkiye’de yaşayanlar emekli olur olmaz kalp ve damar hastalıklarıyla mücadele ediyor. Sigara, stres, şeker hastalığı, obezite ve hipertansiyon özellikle erkeklerde erken yaşta damarların tıkanmasına yol açtığı için kalp krizi riskini artırıyor.”

Yazı kategorisi: Sağlık | Etiketler: , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Bebek ölümleri bakteriden

Yazan: xhaber Ağustos 16, 2008

Bebek ölümleri bakteriden

Sağlık Bakanlığı’nın Zekai Tahir Burak Hastanesi’ndeki yeni doğan yoğun bakım ünitesinde yaşanan bebek ölümleri için hazırladığı rapor açıklandı ve ölümlerin bakteriden kaynaklandığı vurgulandı.

DR. ZEKAİ Tahir Burak Kadın Sağılığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi yeni doğan yoğun bakım ünitesinde yaşanan bebek ölümlerinin ardından Sağlık Bakanlığınca hazırlanan rapor, ağustos ayının ilk 5 gününde 124 bebekten 25’nin öldüğünü ortaya çıkardı. Sağlık Bakanlığınca, oluşturulan inceleme komisyonu tarafından hazırlanan raporda şu ifadelere yer verildi:

İki bakteri saptandı

” Temmuz ayında alınan kültürlerin takibi yapıldığında; ağustos ayının ilk 5 gününde kan kültürlerinde saptanan üremelerin çoğunluğunun klebsiella ve enterobakter gibi enterik gram-negatif basiller olması ve bu iki bakterinin toplam üreme oranının tüm pozitif kan kültürlerinin yüzde 94,6’sına ulaşması dikkat çekicidir. Öte yandan klebsiella ve enterobakter türleri mikrobiyoloji laboratuvarında tanımlama sırasında görece olarak kolay biçimde birbiriyle karıştırılabilir olduğundan, bu bakterilerin hepsi veya büyük çoğunluğunun aynı türden olma olasılığının yüksek olacağı da akılda tutulmalıdır. Bu şekilde düşünüldüğü takdirde, 1-5 Ağustos 2008 tarihleri itibariyle ilgili ünitede bir klebsiella bakteriyemisi salgınının olduğu sonucuna varılabilir.”

Standartlarda gerileme

Rapordadaki diğer bulgular ise şöyle:

Gerek kan dolaşımı infeksiyonuna gerekse prematüritenin komplikasyonlarına bağlı ölümlerdeki genel artış, mortalitenin artış gösterdiği aylarda hemşire sayısının azalmasına bağlı olarak, hemşire başına düşen bebek sayısının artması nedeniyle bakım standartlarındaki azalma ile açıklanabilir.

Ağustosun ilk 5 gününde, temmuza göre belirgin artış gösteren mortalite yüzde 76 kan dolaşımı infeksiyonu ile ilişkili görünmektedir. Bunların yarıya yakınında etken klebsiella olarak saptandı. Bu dönemde tüm serviste yatan bebeklerin kan kültürlerinde diğer mikroorganizmaların yanı sıra yüzde 64 enterik patojenler olan klebsiella ve enterobakter türlerinin üremesi salgın olarak nitelendirilmeli.

Riskli hasta fazla

Ölen tüm hastalarda, çok düşük doğum ağırlığı (bin gram altı), respiratuar distres sendromu, intrakranial kanarna, pnömotoraks, kromozom anomalileri, nekrotizan enterokolit gibi, yenidoğanve prematüre bebeklerde, tek başına dahi ölüme neden olabilecek yüksek riskli başka hastalıkların da mevcut olduğu, bebeklerin yoğun bakımda bulunmalarının esas nedeninin bu hastalıklar olduğu, dolayısıyla bu hastalıkların da bebeklerin kaybedilmesinde katkıda bulunacağı göz önüne alınmalıdır. “

Yazı kategorisi: Sağlık | » yorum bırak;

Keneyle mücadele için jokey yönetmeliği

Yazan: xhaber Ağustos 16, 2008

Keneyle mücadele için jokey yönetmeliği

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, keneyle mücadele ilacı alırken, daha hızlı müdahale etmek amacıyla Kamu İhale Yasası’nı devre dışı bırakarak Türkiye Jokey Kulübü (TJK) Yönetmeliği’nin kullanıldığını açıkladı.

18 milyon YTL’lik keneyle mücadele ilacının alımıyla ilgili tartışmaları CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer, Meclis gündemine getirmişti. Seçer’in önergesine yanıt veren Eker, keneden kaynaklanan ölümlere bağlı olarak işin acil olması dolayısıyla ilaç alımında Kamu İhale Yasası’nın kullanılmadığını belirtti. İhalenin TJK Alım Satım İhalesi Yönetmeliği çerçevesinde yapıldığını açıklayan Eker, bu kapsamda 200 bin litre Flumetrin-1, 100 bin litre Flumetrin-2, 50 bin litre Flumetrin-1,5, 100 bin litre Deltametrin ve 50 bin litre Sipermetrin alınmasının öngörüldüğünü bildirdi.

Yazı kategorisi: Sağlık, Yurttan Haberler | Etiketler: , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Sigarayı bırak kirayı %20 az öde!

Yazan: xhaber Temmuz 20, 2008


8 iş yeri bulunan Erbaşaran, sigarayı bırakan kiracılarına, kirada yüzde 20 indirim yapıyor.

Trabzon´un Akçaabat ilçesinde 8 iş yeri bulunan Yaşar Erbaşaran, sigarayı bırakan kiracılarına, kirada yüzde 20 indirim yapıyor.

İlçenin Yaylacık Mahallesi´nde petrol istasyonu işletmeciliği yapan ve aynı mahallenin sanayi sitesinde sahibi olduğu 8 iş yerini kiraya veren Erbaşaran  (46), sigarayı bırakan kiracılarının kira bedellerinde yüzde 20´lik indirim
uyguluyor.

Erbaşaran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaşamı boyunca sigara ve
alkollü içki kullanmadığını belirterek, ´´kendim kullanmadığım gibi lise
yıllarımdan beri de tiryakileri bu alışkanlıktan uzaklaştırmak için çaba
harcıyorum´´ dedi. Bir yakınının sigara nedeniyle önce ayak parmaklarını sonra da bacağını kaybettiğini ifade eden Erbaşaran, ´´bu olay bendeki nefreti daha da artırdı. İş yerimde sigara içilmesini yasakladım. Sigara kullanan arkadaşlarımın bu alışkanlıklarından vazgeçmelerini teşvik için bazılarına takım elbise aldım, bazılarının da araç depolarını doldurdum. Bunu hala sürdürüyorum´´ diye konuştu.

Sahibi olduğu 8 iş yerindeki kiracılarının tümünün sigara tiryakisi
olduğunu, bu durumun kendisini rahatsız ettiğini vurgulayan Erbaşaran, şöyle
devam etti:

´´Arkadaşlarım olan kiracılarımın sağlıklarını düşünerek, sigarayı
bırakmaları halinde kira bedellerinde zam yapmayıp mevcut bedel üzerinden yüzde 20 indirim yapma kararı aldım. Zorlansalar da şu ana kadar 6 kiracım sigarayı bıraktı. Bu kiracılarım oto tamir ve bakım ustaları. Onlar da iş yerlerinde çalışan kalfa ve çıraklarına sigara içme yasağı getirdi. Bu sayede çok sayıda kişi sigarayı bırakmış oldu.´´ Yaptığı telkinlerle ve aldığı armağanlarla şimdiye dek 35 tiryakiye sigara bıraktırdığını kaydeden Erbaşaran, ´´ayrıca iş yerime, sigaranın zararlarını anlatan afişler asıyorum. Müşterilerim de bunlardan etkileniyor´´ dedi.

-KİRACILAR SİGARAYI BIRAKMAKTAN MEMNUN-

Erbaşaran´ın kiracılarından motor ustası Nihat Güner (45) ise 15 yaşından bu
yana günde 2 paket sigara içtiğini belirterek, ´´tiryakiler sigarayı bırakmak
için hep bir neden arar. İş yeri sahibimizin bu teklifi karşısında aradığımız
nedeni bulduk ve 6 arkadaş sigarayı bıraktık´´ diye konuştu.
Sigara yerine artık cebinde sakız taşıdığını ifade eden Güner, ´´sigaraya
karşı mücadele veren kişiler arttıkça sigara içme oranının kısa sürede önemli
ölçüde azalacağını düşünüyorum´´ diye konuştu.

Yazı kategorisi: Sağlık | Etiketler: , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Kene kaç kişiyi öldürdü?

Yazan: xhaber Temmuz 20, 2008

Sağlık Bakanlığı, keneyle bulaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı nedeniyle yaşamını yitirenlerin coğrafi dağılımını çıkardı.

En çok ölüm vakası, İç Anadolu´nun doğusu ve Karadeniz bölgesinde bulunan illerde gerçekleşti. Sağlık Bakanlığı´nın kayıtlarına göre, 2008 yılında Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı nedeniyle 16 ilde 37 kişi yaşamını yitirdi. En çok ölüm 7 kişi ile Çorum´da gerçekleşti. Tokat´ta 5, Karabük´te 5 ve Yozgat´ta da 4 kişi kene nedeniyle bulaşan hastalık sonucu yaşamını yitirdi.

Ankara Gazi Üniversitesi Hastanesi´ne kene ısırığı nedeniyle gelen ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi teşhisiyle tedavi altına alınan 9 aylık hamile anne cumartesi günü bebeğini dünyaya getirdi. Yaklaşık 1 hafta önce kene ısırığı nedeniyle Tokat´tan Ankara´ya getirilen 22 yaşındaki, 9 aylık hamile annede Kırım Kongo Kanamalı Ateşi´ne rastlanmıştı. Enfeksiyon Hastalıkları bölümünde tedaviye alınan anne cumartesi günü bir kız çocuğu dünyaya getirdi. Bebeğin kan değerlerinin normal olduğu ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının görülmediği bildirildi. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Firdevs Aktaş, annede KKKA olduğunu doğruladı. Prof. Dr. Aktaş, “Ancak Kırım Kongo yok demek için erken. Şu anda bebek, çocuk enfeksiyonu bölümünde takip ediliyor. Annenin de bulguları düzelmeye başladı. Kanaması yok” dedi. Öte yandan Çorum Oğuzlar´da ve Çankırı Kalafat´ta iki kişi kene nedeniyle öldü.

Yazı kategorisi: Sağlık | Etiketler: , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Kanserde devrim gibi buluş

Yazan: xhaber Temmuz 20, 2008

Kansere karşı önemli bir adım daha. Tedavi şansı kalmayan hastalar bakın hangi yöntemle sağlığına kavuşuyor?
Dr. Peter Littrip ilerlemiş, hatta yayılmış başka tedavi şansı bulunmayan kanser tümörlerini iğneyle içlerine girerek eksi 20 derecede dondurup küçültüyor.

Dr. Littrip´in geliştirdiği tedavi şimdi ABD´de 100 merkezde uygulanmaya başlandı..

Sabah´tan Esra Tüzün imzalı habere göre kanser hücrelerini dondurarak tedavi eden Dr. Peter Littrip, karaciğer, akciğer, böbrek gibi ileri kanser türlerini bu şekilde iyileştirdiğini iddia ediyor.

2 YIL İÇİNDE STANDART TEDAVİ YÖNTEMİ OLACAK

Detroit´te bulunan ve dünyanın en etkili kanser merkezi olan Barbara Ann Karmonos Kanser Merkezi´nin ünlü onkoloğu Prof. Dr. Peter Littrip´in kanser üzerine pek çok yeni araştırması bulunuyor. Onun araştırmalarının bir iki yıl içinde tüm dünyada standart tedavi yöntemleri arasında yer alması bekleniyor.

DR. LİTTRİP BULDU

Zorlu kanser vakaları üzerine çalışmalar yapan Dr. Littrip kendi geliştirdiği dondurma tekniğini anlattı:

ZORLU HASTALARDA KULLANILIYOR

Karaciğer, akciğer, böbrek, meme gibi pek çok kanser türünde uygulanabiliyor. Kanserin metastas yani sıçrama yaptığı zorlu hastalar da kullanıyor. Tedaviden yararlanacak hastaların zaten radyoterapi ve kemoterapi şansı bulunmuyor. Cerrahi olarak da kanserleri uygun noktalarda değilse bu yöntem gerçekten işe yarıyor.

HERŞEY BİR KAÇ DAKİKA SÜRÜYOR

Aslında son derece basit tek bir iğne ile tümörün içine giriyoruz. İğnenin sıcak ya da soğuk olması fark etmiyor. Tümörün tam içine girdiğimizde eksi 20 derece ısıda kanserli hücreyi donduruyoruz. Zaten tümördeki küçülme hemen gözlenebiliyor. İşlemi ameliyathane şartlarında yapıyoruz. Lokal anestezi yeterli oluyor. Zaten her şey birkaç dakika sürüyor.

YAKMADAN DAHA ETKİLİ

Yakma tedavisine benziyor ama dondurma tekniğiyle yakma tekniğinden çok daha başarılı sonuçlar elde ettik, üstelik bunları yayınladık.

AMERİKA´DA 100 MERKEZDE UYGULANIYOR

İğneyle dondurduktan sonra yüzde 90 küçülüyor. 1-2 saat sonra hastaya tomografi çekildiğinde bu açıkça görülüyor. Tümör bu dereceye indikten sonra çok kolay tedavi edebiliyoruz. Yayılmış kanser türlerinde işlemi tekrar tekrar uygulayarak ne kadar tümör varsa temizleyebiliyoruz. Tümörün yapısının buna uygun olması gerekiyor. Onun dışında çok basit bir yöntem. Şu anda Amerika´da 100 merkezde uygulanmaya başlandı. Hepsinden de iyi sonuçlar geldi.

Yazı kategorisi: Sağlık | Etiketler: , , , , , , , , | » yorum bırak;

Zatürree aşısı ücretsiz olacak

Yazan: xhaber Temmuz 19, 2008

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, zatürree aşısının ücretsiz yapılması için aşıyı üreten Amerikan firması ile görüşmelerin son aşamaya geldiğini söyledi. Aşı çocuklara parasız yapılacak.

Yazı kategorisi: Sağlık | Etiketler: , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Bebeğin gülümsemesi anneye uyuşturucu etkisi yapıyormuş

Yazan: xhaber Temmuz 15, 2008

Bebeğin gülümsemesi anneye uyuşturucu etkisi yapıyormuş

Bebeğin gülümsemesinin, annenin yüreğini ısıtmanın yanı sıra beynindeki ödül merkezlerini harekete geçirerek ’doğal uyuşturucu’ etkisine yol açıp ’uçurduğu’ ortaya çıktı.

Amerikalı bilim adamlarının, MRI kullanarak yaptığı araştırma, çerçevesinde, ilk kez anne olan 28 kadının beyinleri, 5 ila 10 aylık bebekleriyle diğer bebeklerin fotoğraflarına baktıklarında MRI yöntemiyle tarandı.

Bebeklerin bazı fotoğraflarda gülümsediği veya mutlu olduğu, bazılarında da üzgün ve anlamsız bir ifadeye sahip oldukları, annelerin kendi bebeklerinin fotoğraflarını gördüklerinde beyinlerinin ödülle bağlantılı kilit merkezlerinde, kan akışının artması nedeniyle aydınlanma gözlendiği kaydedildi.

Araştırmacılar, söz konusu bölgelerin düşünme, hareket, davranış ve duyguyla bağlantılı olduğunu, böyle bir etkinin, uyuşturucu bağımlılığıyla ilgili olarak yapılan araştırmalarda da görüldüğünü söylediler.

Yazı kategorisi: Sağlık | Etiketler: , , , , , , , , , | 1 Yorum »

HAMİLELİK ÖNCESİ BAKIM

Yazan: xhaber Temmuz 15, 2008



Sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek her anne ve babanın özlemidir. Gebeliğin ilk adımı ve en doğru yolu onu önceden tasarlamaktır. Konuyla ilgili olarak yeterli bilgiye sahipseniz hamile kalma olasılığınızda artabilir ve daha rahat bir hamilelik dönemi geçirirsiniz. Anne adaylarının hamilelik dönemini sorunsuz geçirmeleri ve sağlıklı bir bebek dünyaya getirmeleri için hamilelikten öncede bir takım kontrollerin yapılması gerekir. Hamilelik öncesi nelere dikkat etmeliyiz, neleri gözden geçirmeliyiz?.

GEBELİK ÖNCESİ BAKIM ve YAPILMASI GEREKEN TESTLER ;

Gebelik takibinde amaç, annenin problemsiz bir gebelik geçirmesini ve sağlıklı bir bebek doğurmasını sağlamaktır. Bu nedenle gebelik oluşmadan önce anne adayının tıbbi, sosyal açılardan ve maruz kaldığı çevresel faktörler yönünden değerlendirmesini yapmak gerekir.

Yaşam Tarzı

Sigara, alkol kullanımı, herhangi bir nedenle alınan ilaçlar sorgulanmalıdır. Bunlar gebelikte zararlı olabileceği gibi, gebelik oluşmasını geciktirici yönde de etki yapabilirler.

Laboratuar Testleri ;

Gebelik Öncesi Yapılması Önerilen Testler ;

1- TSH
2- Tam kan sayımı
3- Kan grubu
4- Antikor testleri: a- Rubella (kızamıkçık)
b- Su çiçeği
c- Hepatit

TSH: Tiroid bezi (guatr) ile ilgili bir problem olup olmadığının araştırılması açısından en basit testtir.

Tam kan sayımı ve kan grubu: Anemi olup olmadığının saptanması açısından önemlidir. Anemi varsa gebelikten önce araştırılmalıdır.

Kan grubu tayini de önemli ve kan uyuşmazlığı olup olmadığının belirlenmesi için gereklidir.

Antikor testleri: Anne adayının geçirdiği hastalıkların araştırılmasına yöneliktir.

Rubella (kızamıkçık) gebeliğin ilk 3 ayında geçirildiğinde fetal ölüm veya fetusta kalb, sinir sistemi, göz ve işitme ile ilgili ciddi anomalilere neden olabilir. Kızamıkçık infeksiyonunun 1/3′ü sessiz seyreder ve tanı konulamaz. 1969 yılından itibaren aşının kullanıma girmesiyle oldukça azalmıştır. Hastalık geçirmemiş anne adaylarının gebe kalmadan aşılanmaları önerilmelidir. Canlı virüs aşısıdır ve aşı yapıldıktan sonra 3 ay gebe kalmamaları gerekmektedir.

Su çiçeği çok bulaşıcı bir virüstür. Genellikle çocukluk çağında geçirilir ve yaşam boyu bağışıklık bırakır. Eğer gebe bir kadın ilk 3 ayda su çiçeği geçirirse bebekte anomali olasılığı artmaktadır. Bağışık olmayan anne adaylarının aşılanmasında yarar vardır. Aşı iki dozda ve 4-8 hafta ara ile yapılmaktadır. Son aşıdan sonra en az 1 ay korunmalı ve gebe kalınmamalıdır.

Hepatit: Tüm gebelerde hepatit B taraması gereklidir. Hepatit B taşıyıcısı olan annelerden bebeklerine geçiş olasılığı yüksektir. Hepatit B taşıyıcı gebelerin bebeklerine doğumdan sonraki 12 saatte aşı ve koruyucu immün globulin yapılmalıdır.

Yazı kategorisi: Sağlık | Etiketler: , , , , , , , , , | » yorum bırak;

BEBEK İSTEYENLER DOĞUM KONTROLÜNÜ NE ZAMAN BIRAKMALI

Yazan: xhaber Temmuz 15, 2008



Eğer prezervatif ve diyafram gibi doğum kontrol yöntemlerini uyguluyorsanız, bunları bırakır bırakmaz hamile kalabilirsiniz. Ancak diğer doğum kontrol yöntemlerinde doktorlar en az bir adet döneminin geçmesi gerektiğini savunuyorlar.

Doğum kontrol hapı:Bu hapları hamileliğinizden en az üç ay önce bırakmanız gerektiği gibi bazen bir ay da yeterli olabiliyor. Ayrıca bu hapları bıraktıktan sonra en az bir kez adet görmeniz gerekmektedir.

Rahim içi araç (RİA):Doğum kontrol yöntemlerindeki aynı yöntem RİA için de uygulanmalıdır. Bıraktıktan sonra en az bir kez adet görmelisiniz ve bu süreçte bariyer metodunu uygulamalısınız.

Sağlıklı ve formda kalmanın faydaları

Hamile kalmanızdan en az üç ay önce sağlıklı bir yaşam düzenini benimsemeniz hamile kalma şansını ve bebeğin sağlıklı doğmasını sağlayacaktır.

Sağlıklı bir diyet:Diyetinizi size rahatsızlık vermeyecek şekilde düzenleyebilirsiniz. Kepekli ekmek, pirinç ve patates gibi yiyecekler kaliteli karbonhidrat sağlarlar, kaymaksız süt ve düşük yağlı peyniri tercih edin, yemeklerde ayçiçek ve zeytinyağı kullanın. Bol miktarda meyve ve sebze yiyin. Suni yemeklerden kaçının ve öğün atlamayın.

Egzersizler:Haftada en az üç kez kalp atış hızınızı yükselten 20 dakikalık egzersizler yapmalısınız ve eşinizle beraber uygulayabileceğiniz bu egzersizler jogging, yüzme ya da jimnastik gibi hafif sporlar olmalıdır.

Yazı kategorisi: Sağlık | Etiketler: , , , , , , , , , | » yorum bırak;